Home » Anlık İlhamlar » OKUL ZİLİ ÇALMAK ÜZEREYKEN, ANNE-BABALARA ÖZEL…

OKUL ZİLİ ÇALMAK ÜZEREYKEN, ANNE-BABALARA ÖZEL…

13076703_1081064448619348_7744702476537354648_n

 

OKUL ZİLİ ÇALMAK ÜZEREYKEN, ANNE-BABALARA ÖZEL…

Güzel annem, babam okul zili yarın hem çocuklar, hem de sizler için çalıyor. Biliyorum, çocuğun için en iyisini istiyorsun. Ben de senin için, ufak bir yazı hazırladım.

Diliyorum bu yıl sen ve kıymetli çocuğun için, paylaşım dolu, keyifli, neşeli ve mutlu bir yıl olur.

Hatırla, çocuğunun başarılı olmasının sırrı, mutlu olmasından geçiyor…

Çağımızda, ülkemize ve dünyaya baktığımızda, ayağımıza takılan çelme ve içine düştüğümüz en büyük problem, kendini keşfedememek ve potansiyeli fark edememek.

Bunlar yetmezmiş gibi bir de toplumca kıyaslamaya olan düşkünlüğümüz sayesinde daha da zayıflatıyoruz kendimizi. “Komşu kızı Ayşe tıp tutturdu ya sen?” “Kuzenin Mehmet aynı anda 2 bölüm birden bitiriyor sen daha bir bölümü bitiremedin!” “Eeee sen daha iş bulamadın mı mezun olalı 1 yıl oldu, bizim kız mezun olur olmaz atandı! Senin oğlan ne kadar sosyal, bizimkisi yabani!”… Yaş önem teşkil etmeksizin örnekler uzayıp gidiyor… Sahip oldukları yetenekleri hesaba katmadan her insanı, her çocuğu aynı eğitime tabii tutmak, kıyaslamak ve aynı sonucu beklemek bir “soykırım”dır. Maalesef böyle bir yaklaşım gelecekte güçsüz bir toplumu ve mutsuz bireyleri kalıcı hale getiriyor!

Ve bu insanlar bizim insanlarımız, bizim çocuklarımız… İş yerinde satış hedefini tutturamadı diye işten kovulan sanatçı ruhlu insanlarımız, fen sınavından düşük not aldı diye azar işiten, ruhu edebiyat kokan çocuklarımız… Bu insanlar, yeteneği olmayan alanlarda başarılı olmak için çabaladıkça daha da dibe batıyor ve ileriki yaşlarında toplumun problemli ve mutsuz kesimini oluşturuyor.

Üstelik bir de, çocukları bir başkasıyla kıyasladığınızda, kendi potansiyelini farketmekten çok, Damla’nın zayıflığı ya da Deniz’in ondan güçlü oluşu üzerinde odaklanıyor. Bu da, özünü gerçekleştirme gibi önemli bir amaç için çalışacağına, başkalarını geçmek, altta kalmamak ya da yarışmak için çalışmasına yol açıyor. Başkasından daha zayıf olduğunu gören Ayşe ise, özgüveni yaralandığından, bu yarışı terkedecek ve çalışmayı bırakacaktır. Ya da başkasından daha iyi olduğunu anlayan Can, “Nasıl olsa arkadaşlarımdan iyiyim” diyerek azmi sürdüremiyor ve çalışmayı bırakıyor.

Her çocuğun temposu farklıdır. 
Her çocuğun hazırbulunuşluk düzeyi farklıdır. 
Her çocuğun yaşam şarkısı farklıdır. 
Ve her çocuk kendi özgünlüğüne saygı duyulmayı hakeder. 
İzin verelim kendi şarkılarını söylesinler…

Tüm öğrenci, öğretmen ve velilerimize güzel bir yıl eğitim-öğretim yılı dilerim 🙏🏻

Meltem Karataş, Yetenek Uzmanı

Bizi sosyal medyadan takip edebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial